Ayvalık Tarihçesi

Yerleşimin bilinen en erken tarihli izleri, Altınova ve yakın çevresinde (Körtükaya, Yeldeğirmentepe ve Höyücektepe) gerçekleştirilen, sondajlar ve yüzey araştırmaları sonucu geç Kalkolitik-Erken Bronz-Geç Bronz Çağı dönemine aittir.  Antik Dönemde ise, Ayvalık ve civarında olduğu düşünülen ancak yerleri kesin olarak lokalize edilemeyen Herakleia/Elateia, Koryphantis, Khalkis ve Pordosilene/Por(d)oselene/Nasos gibi pek çok yerleşim, kome ve polisin (kent-devleti) adı geçtiği belirtilmektir. Orta Çağ Dönemi’ne yönelik çok kısıtlı bilgiye sahip olduğumuz yerleşimin bu dönemine ilişkin en önemli izlerden birinin Büyük Maden Adasında yer alan yaklaşık 1370-1380’ler arasında inşa edilmiş gözetleme kulesi kalıntıları olduğu belirtilmektedir.

 

Harita: Adramytteion ve Körfez Araştırmaları Heyeti tarafından yürütülen 2015-2023 Edremit Körfezi Güney Sahası Yüzey Araştırmaları Tespit ve Belgelemeleri çalışmalarında elde edilen veriler sonucu oluşturulan haritadan Ayvalık ve çevresini gösteren alıntıdır (Özgen 2023).

 

1462 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu’nda stratejik açıdan oldukça önemli bir yerleşim olan Midilli Adası’nın fethedilmesiyle, Ayvalık ve yakın çevresi Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Osmanlı arşivinde Ayvalık adı en erken tarihli belgelerden birisi olan 1595 tarihli Osmanlı’ya ait vakıf defterinde yer almaktadır. Bu belgede de “Eğri Bucak ve Karye-i Şehr [Ayvalık] ve Kafir Ağılı’nın köy statüsünde bağ ve bahçelik yerleşim adı olarak geçmiştir.

 

Yerleşimin bugünkü yerine ve bir nüfus verisine işaret edildiği tarih ise 1653 yılına aittir. 1770’lere kadar küçük bir kıyı kasabası olarak varlığını sürdüren ve nüfusunun büyük çoğunluğu Osmanlı İmparatorluğu altında yaşayan Rum tebaadan oluşan Ayvalık, özellikle 1770 yılından sonra hızlı bir gelişim göstermeye başlamıştır.  Bu tarihlerden itibaren yerleşimin ekonomik faaliyetleri ve nüfus hareketleri artmaya, kent dokusu oluşmaya başlamıştır. Yerleşimin bu gelişimi, 1821 Mora İsyanına kadar devam etmiştir. Ayvalık Rumlarının Mora İsyanı ile birlikte ortaya çıkan ayrılıkçı fikir hareketlerini desteklemesiyle ortaya çıkan ayaklanmanın bedeli ağır bir şekilde ödenmiştir. Bu isyanın bastırılmasının ardından kent tamamen yıkılmış, burada yaşayan Rum nüfus ise 1824 yılına kadar Ayvalık’tan gönderilmiştir. 1824 yılında, “Ayvalık reayasının affedilmesi” ile ilgili bir buyruğunun ardından 1830 yılı sonrası yerleşime geri dönmeye başlamaları ile malları iade edilmiş, yerleşim ancak 1850’lerden sonra zeytinyağı ve sabuna dayalı ekonomisi ile tekrardan eski gücüne kavuşmuştur. Sanayi ve uluslararası ticaret faaliyetleri ile 20.yüzyıl başlarına kadar Batı Anadolu’nun İzmir’den sonraki en önemli liman kentlerinden biri haline gelmiştir.

 

20.03.1904 tarihinde İstanbul’a gönderilen (Contaxis) kartpostalında 20.yy’da Ayvalık’ın genel görünümü (Serdar Yazgan Arşivi).

 

Yerleşim, I.Dünya Savaşı’nın kaybedilmesi ve Mondros Mütarekesi ile başlayan siyasi sürecin ardından, Yunan Ordusu tarafından işgal edilmiştir. Bu süreç sonunda, 172. Alay komutanı Yarbay Ali Bey (Çetinkaya), birliği ile halkıda silahlandırarak 29 Mayıs 1919’da Ayvalık’ı işgal eden Yunanlara karşı ilk askeri kurşunu atarak direnişe geçmiştir. Ayvalık Cephesi’ndeki birlikler ve Kuvâ-yi Milliye 1920 yılının sonuna kadar Yunan ordusunun iç kesimlere geçmesine engel olmuşlardır. Ayvalık Cephesi’ ismiyle İstiklâl Harbi tarihinde çok önemli bir yere sahip olan bu mücadele ile Yunanlıların ileri harekâtı on üç ay durdurulmuştur.

 

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ardından Lozan Barış Antlaşması kapsamında 30 Ocak 1923 ’de “Türk ve Yunan Halkları Mübadelesine ilişkin Sözleşme ve Protokolü” imzalanması ve uygulamaya konulmasıyla Girit, Makedonya ve Midilli Türkleri İlçeye yerleştirilmiştir. Yerleşimin tarih boyunca en önemli geçim kaynağı olan zeytinyağı ve sabunculuk sektörleri Ayvalık’ta iskan ettirilen mübadillerin tecrübe ve birikimleriyle sürdürülmüş, çok uzun yıllar ülkemizin zeytinyağı ve sabun ihtiyacı ilçedeki üretimle karşılanmıştır. 19 Mayıs 1928 tarihinde ilçe olan  Ayvalık, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllardan itibaren gerek genel okuryazar eğitimi gerekse kız çocuklarının eğitim seviyesi açısından Anadolu’daki diğer ilçe ve kentlere oranla büyük başarı elde eden örnek bir ilçe olmuştur.

Fotoğraf: 1930larda Ayvalık sahilinde bulunan fabrikalar (Önder Aksoy Arşivi).

 

Ayvalık’ta 1976 yılında Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından alınan kararlar gereği kentsel sit, yeşil karakterli kentsel sit ve doğal sit sınırları ile Geçiş Dönemi Yapılaşma Şartları belirlenmiştir. 1994 yılında Ayvalık merkezi için Koruma Amaçlı İmar Planları uygun bulunarak yürürlüğe girmiş, adalar ile yarımadalardan oluşan yaklaşık 20 bin hektarlık alan 1995 yılında Ayvalık Adaları Tabiat Parkı olarak ilan edilmiştir.

 

Sahip olduğu kültürel ve doğal miras alanları ile ülkemizdeki önemli yerleşimlerden birisi olan Ayvalık; “Ayvalık Endüstriyel Peyzajı” adı ile UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer almaktadır.

 

Detaylı bilgi için www.ayvalikmiras.com internet sitesini inceleyebilirsiniz.

 

 

E-Belediye Ayvalık
Duyurular Etkinlikler